Şimdiki aklım olsa

Bir huzurlu Pazar günü evimde oturuyordum. Yıllardan hangi yıl olsun, bana farketmez, siz seçin. Eylül 2, 2012’de evlendim. Ondan önceki herhangi bir zamanda olabilir. Ankara’da olmak yeterli. Bir Pazar sabahı. Sucuklu yumurta kokusuyla uyanarak, mutfağa doğru gitmek. Alihan’la babanı kaldır da gelsinler diyecek annem ve ben bana neeeee yaaaa ben başlarım, kalksalardııııııı!! Ama vicdanım el vermez ve gider kaldırmaya uğraşırım. Saat 11:00 falan..yuh di mi…

 

Kahvaltını yap, sen daha erken kalktığın için daha erken sofradan kalk ki, rahatça sıvışasın. Git, kitap oku. Az biraz daha uyu. Bu arada, çamaşırlar yıkanmış, ütülenmiş. Akşam yemeği için hazırlıklar yapılıyor. Ev tertemiz. Ev zaten kirlenmez canım. Neden kirlensin ki. Hep pırıl pırıldır. Kirlenen bi şey değildir ev dediğin.

 

Ve gerçekleer..!!!!! Allah beni bildiği gibi yapsın!!!!! Boyun posun devrilsin Mizot! Şimdi ki aklım olsa biraz yardım ederdim, az bişi insan olurdum yani!!

Bugün 20 Ocak. Ben sabah 8’de kalktım. Artık eskisi gibi uyuyamıyorum.! Kocam, kahvaltı hazırlamaya yardım ediyor Allah’tan. Canım benim kıyamam.   Evet, annemden en azından nasıl bir Pazar kahvaltısı yapmam gerektiğini öğrenmişim. Ama Kayınvalidem’de acaip yetenekli olduğundan, Fıro’nun da beklentileri yüksek tabii.. İşin ucunda yemek olduğu zaman sıkıntımız yok ama iş temizliğe geldiğinde Fıro’nun da huzuru kalmamalı..Kendileri temizliğe yardım etmediklerinden mütevellit, özellikle Pazar günleri yani evde olduğu günler temizlik yapmayı adet edindim. Elektrikli süpürge makinasını! sadece salonda yarım saat çalıştırırsın ve tiyatro başlasın.:) Fıro kaçar, Mizot kovalar. Ah süpürge makinası! Sen nelere kadirsin:) Bir de bugün Arap Sabunu denemesi ile gerçekten ailecek boğulma tehlikesi geçirdikten sonra artık lütfen evi temizleme nolursun dedirttim kendisine. Biraz gururum kırılsa da  mutluyum:)

 

Halbuki benim ailemde düzen böyle değildi. Babam bir elinde temizlik kovası, diğer elinde bulaşık eldiveni ile hep peşimizden koşmuştu(!). (Evet, babamı tanımayanlar için tekrar bir uyarı. Az önceki cümle fevkalade ironik idi. Saygılar.) Flashback ve biraz detaylı anlatım ile yetiştiğim ortama geri dönüyorum.

fotoğraf

Babamın bir zamanlar bir balık lokantası vardı. Ama yine de evde ağırlaması gereken misafirlerimiz de olurdu. Aslında lokantadaki balık süper bile olsa, kimse Neroş! gibi yapamıyor der ve yine de anneme yemek yaptırırdı.. İşte o zamanlarda bir takım sıkıntılar yaşardık. Babam, lokantada garsonlara emir vermeye alıştığından, bana da garson muamelesi yapmaya başlamıştı. Sofrayı kurmuştum ancak peçeteleri, karabiber ve tuzluğu unutmuştum.

Tanrım, sanki maaşlı elemanıyım. Surat ifadesini şöyle tanımlamak istiyorum, büzüşmek. Surat büzüşmesi, tiksinti, aşağılama, yapılan işi beğenmeme, acemi garson olduğuna kanaat getirme. Göz göze geldiğimizde, ismimi bile unuttuğunu farketmiştim çünkü sadece parmağını şıklatmak suretiyle bana eksikleri el hareketleriyle anlatmaya çalışıyordu. Tuzluk hareketi ile tuz.. evet ve sanırım karabiber de eksik değil mi? dedim. Sonra,  Peçete getiriiiin kızım, dikkat edin biraz!!

Arkadaş, ben nerdeydim. Nasıl bir durumun içerisine düşmüştüm?.

Aslına bakarsan, iyi bir garson olabilirdim, sıkıntılı müşteri zaten evdeydi. Ona alışıktım. Alaylı garsonum ben aslında. Ama evde misafir ağırlamak baya zor bir işmiş. Garsonluk iyi de pişirme sürecini ayarlama problemi yaşıyorum çoğunlukla. Yetiştiremiyorum maalesef. Gelen misafire iş yaptırmaya başladım artık 😀 Babam sağolsun… Kızım, tuz eksik, tuz alabilir miyim? Defalarca içeri gidip gelmekten yorulan, bıkan, usanan ben. Baba, tuzsuz yemek lazım, ben tuzu kestim. Sen de yeme tuzlu artık çok zararlı.

Ve ters bir bakış. Ardından Fıro’dan da aynı bakış..

Tamam, baba. Aklımdan ne geçiyorsa. Kalk kızım Mizot, o tuzluk o masaya gelecek!

Oyalanma…

 

5 Comments

  1. firochromis |

    “Hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir…” Evet ben başka planlar yapıyordum ve başıma sen geldin… İyi ki de geldin 🙂

    • Canım sevgilimm:) İyi ki gelmişim evet katılıyorum, yorum onaylandı.:)))Seni seviyorumm:)

  2. mine gedik güler |

    Hahaaaa Firattt:))))

  3. evet mizyalcim hayat böyle ikiye ayrılıyo malesef evlenmeden önce… evlendikten sonra…..

  4. Babam senden mi istiyor tuzluğu ya da diğer şeyleri? Hani aynı evde yaşamamış olsak yiyeceğim gerçekten 😀 Ey bu yazıyı okuyan insanlar,beni dinleyin. Ablam ve babam salonda sohbet ederlerken,babam beni bağırarak odamdan çağırıp,meyve tabağı hazırlamamı kaç defa istemiştir acaba? Ama spor oluyor bana da tabi, Sadece aşağı inip arabadan babamın telefonunu belki haftada bir kez mutlaka yapıyorum mesela. Kondisyon falan..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.