Venezuela, Morrocoy

Karakas’tan uzaklaşalım biraz. Venezuela’nın gizlediği öyle güzel cennetler var ki, görmeden geri dönmek olmazdı. Benim bir deniz delisi olduğumu bilenler, beyaz kum peşinde yıllarca neden koştuğumu bu yazıda belki anlarlar.

mapamorrocoy

Tam olarak ne ile karşılaşacağımı bilmeden Morrocoy gezisi hazırlıkları tamamladık. Tüm ayarlamaları Daniela yapmıştı. Bana bir tek çanta hazırlamak kaldı. Birkaç otel arasından uygun ve güvenilir olanı seçtik.Venezuela’da araba ile ilk yolculuk olacaktı.

Amanın o ne trafik. Karakas Valencia otobanına girmek bir dert. Valencia’ya göz ucuyla baktıktan sonra El Palito otobanından devam ederek Tucacas’a varacaksınız. Karakas-Valencia arası 158 km. kadar. Buradan Valencia- El Palito 43 km. Son adım olan El Palito-Tucacas ise 47 km. Zaten artık Morrocoy Milli Parkına gelmiş sayılırsınız.

IMG_3441

Bir çok otel var, pansiyon tarzından tutun da 5 yıldızlı otellere kadar bir çok şansınız var. Morrocoy’un en sakin dönemleri Mayıs ve Kasım ayları. Biz de Mayıs ayında gitmiştik. Şimdi tenha zamanda gitmenizin en güzel yanı burada bulacağınız mini minnacık adaların bir çok insan tarafından işgal edilmemiş olması ve hatta sadece size hizmet edecek bu adalardan birinde sanki size özel olarak tahsis edilmiş havası uyandırması.

Hemen POSADA PUNTA BAHARAQUE pansiyona yerleştik. Tucaca’da bulunan pansiyonumuzun bu kadar güzel bir yer olacağını düşünmemiştim. Yeşillikler arasından tepeye doğru çıkmaya başladık. Ağaçlardan görünmüyordu burası. Aslında bir evdi ve pansiyon gibi, müşteri olduğunda hemen düzenliyorlardı. Ev sahibi sabah geliyor kahvaltımızı hazırlıyor, akşam da gelip yemekleri yapıyordu. Evden gittikten sonra mutfak bizimdi. Saygımızdan açıp bir şeyler yiyelim diye bakmadık ama o bize herşey sizin demişti. Bu tropikal meyve olayı hep ilgimi çektiğinden ben dayanamayıp değişik gördüğüm birkaç meyveye saldırdım:)

6

 

Pencerelere sineklikler takılmıştı. Gerci biraz iriceydi, kafam karışmıştı..Ah dedim bu sinekler devasa olabilir mi? Börtü böcekten nefret ediyorum!!!!Venezuela’da ki sineklerin Adana sineklerinden daha arsız olduğunu söylemiş miydim? Ayaklarım tanınmayacak hale gelmişti!! Ne tatlı kanım varmış arkadaş ya!! Ama bunun sinekler için olmadığı aşağıda göreceğiniz fotoğrafla kanıtlandı. Maymunlar içinmiş..

8

Yerleştikten hemen sonra marinaya inin ve ufak bir tekne kiralayın ya da motorlu bir kayık mı desem:) Sezonda gitmemişseniz, yanınızda da Venezuelalı varsa normal tarifeden anlaşırsınız. Yoksa fiyat yükselir haberiniz olsun da:)

Efendim, bindik kayığımızaaa…Yüzecektik sözüm ona, beklentim çok yüksek değil, denizi çok severim..Hiç bir yer Kaş gibi olamaz derim ama ufukta görünen adalara yaklaştıkça kalbim çarpmaya başladı. Eyvah, taşikardi başladı galiba demeye kalmadı, adam motoru diğer adaya kaydırdı. Meğer turumuza önce bütün adaları uzaktan göstererek başlıyormuşuz. En sonunda birinde bırakacakmış bizi. Bazılarını inmeye değmez buldu ya da..

4

Gezdikçe o turkuaz renk beni benden almıştı zaten. Her adaya yaklaştığımızda işte bunda inicez diye heyecan yapıyordum. Bazılarında durarak nerede denize gireceğimize karar verecektik, bir sonraki gün yine seçtiklerimizden birine gidebilirdik.

Morrocoy’da bulunan küçük adalar şöyle: Paiclas, Playa Mero, Sombrero, Playa Azul, Los Juanes, Moyorquina, Pescadores, Playuela, Playuelita.

3

Benim favorilerim Paicla ve Sombrero oldu.

Paiclas’ta hiçbir tesis bulunmuyor. Eğer tüm günü orada geçirmeye karar verdiyseniz, biz buzluk alın yanınıza, içecekleri doldurun. Diğer tarafta da sandviçlerinizi bir köşeye koyun. Güzel yanı, tesis olmadığı için çoluk çocuk gelip başınızı ağrıtmayacak. Diğer harika yanı ise sezon dışında giderseniz, ada da sizden başka hiç kimse olmayacak. İşin tek riski kaptanla iyi geçinmekte. Sabah sizi bıraktığında, akşam söyleyeceğiniz saatte gelmesi iyi olur. Yoksa vay halinize:)))

Biz hiçbir sıkıntı yaşamadık, bilgilerinize. Adacığın arka tarafın gitmek için fazla kasmayın kendinizi. Başınıza bir iş gelirse sizi kurtaracak kimse yok, kendinize gelin:) Adanın bir tarafında sahil var, bembeyaz kumu ve o kristal gibi denizi görünce aklınız gidiyor. Karayip Denizi size kucak açarken, o an aklınızda geçmiş ve gelecek kavramı diye bir şey olmuyor. Varsa yoksa o an!!!!! Üzgünüm Kaş!!!Ama ben burayı da çok sevdim:))

5

Bembeyaz kum aklımı başımdan almıştı, böylelikle Miami’nin o yapay kumsalının gözümde hiç bir değeri kalmamıştı. Ama gidip birine sorsanız Miami’mi Morrocoy’mu diye tabii ki Miami derler. Ben ömrümde un kıvamında bir kum görmedim. Yazarken içim gidiyor..Sanırım isyan edip, bankadan ihtiyaç kredisi ile Venezuela’ya gideceğim. Sonuçta bu bir ihtiyaç:))))))

Paiclas’ta harika fotoğraflar çıkacaktır. Bir insan kendini bu kadar özgür hissedemez. Renginden midir, kumundan mı, suyundan mı bilmem. Aklımı bıraktım orada. Onu bilir onu söylerim.

Akşam, güzel bir balık, salata ve şarap bizi bekliyordu. Ondan sonra halimiz kalmamıştı zaten.

Kalktık ve istikamet yine adalar. Başka seçenekler de var diyerek farklı adaları denedik bu sefer. Geçerken Kuş Adasının da yanından geçtik. Kuş izlemek için özellikle buralara gelenler de varmış. Bir çok uçan kuşu gördük ama maalesef benim çok ilgimi çekmiyor. Fırat bunu okuyunca kesin bana kızacak ama ne yapayım yani:))

Şimdi ver elini Playuela, Playuelita. Burası Paiclas’tan biraz daha kalabalık çıktı. İnsanlar şemsiyelerini getirmiş yerleşmişler bile. Biz bir önceki gün yaşadığımız o özel ada deneyiminden sonra biraz havalara girdik sanıyorum. Değil, o da değil, bu da değil havalarındaydık.

11-

Neyse bir kere denize girdik çıktık ve hoop bizi bekleyen kayıkta bulduk kendimizi. İstikamet: SOMBRERO ADASI!!

Sombrero İspanyolca da şapka demek. Kesin eğlenceli bir yer çıkacak diye düşündüm. Takım adaların en büyük ikinci adası. İki plajı var ve size iki seçenek sunuyor, Dalgalı bir deniz ve sakin bir deniz. Tabii ki sakin olanını daha çok sevdim. Açık denizden fazla hoşlanmam. Ada da iki lokanta bulunuyor. Balık ızgara ve yanında tabii ki platano kızartması ile gelen tabak bir harika ancak tek sıkıntımız sinekler….bırakırlarsa yiyeceğiz. Ama ben onlara yemeğimi bırakır mıyım???

12

Ada’da şu an iki lokanta bulunuyor. Birinde oturacak yer yok, alın platano kızarması ve balığınızı gidin kendi yerinizde yiyin. Ama istakoz yapan bir yer daha var, onun bir adet masası olmakla beraber inanılmaz ucuz olduğunu da belirtmek gerek. 5 liraya 3 adet istakoz yiyebilirsiniz. Taze taze ohhh:))))

14

Sonrası sessizlik. Sombrero etrafında bir yürüyüş. Adanın iki tarafında da mükemmel manzaralar çıkıyor. Bembeyaz kumun yarattığı o kristal su…Sessizlik..

7

Arada bir böcek korkusuyla çığlık attığım doğrudur.

Margarita Adası daha sonra..

İyi yüzmeler…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.