Annemin Gelişimi Hakkında

Screenshot_2015-11-06-21-47-22-1

Sevgili Anneciğim!

Aylardır gösterdiğin gelişim için sana teşekkürü borç bilerek bu mektubu yazmaya karar verdim. Kırıcı olmamaya dikkat ettim haberin olsun.

Doğduğum günden beridir, vay bu çocuk erken doğdu, vay emmedi, vay oydu vay buydu bir tantana, bir vesvese, bir kendini bilmezlik ve bir çığırtkanlık peşindeydin.

Yedim, çok mu yedi bu çocuk diye dertlendin. Yemedim, eyvah aç kaldı diye karaları bağladın. Ben artık senden ümidi kesiyordum ki sonunda yemediğimde TOK olduğumu, çok yediğimde de gerçekten AÇ olduğumu anladın. Seni tebrik ediyorum anne, alkış!

15. ayımda kan aldırmaya gittiğimizde ortamı Adana Adliye önününe çevirdiğin gün seninle bir daha konuşmama kararı almıştım ama sonradan vazgeçtim. Ağlamayayım diye kulağımın dibinde o kadar yüksek dozdan Aydede şarkısı söyledin ki, Flash Tv’den hapishane fonunda Dilberay seslendiriyor sandım ve aklım çıktı anne. Yahu bırak ağlayayım be kadın demek istedim! Zaten ben iğneye değil, senin sesine ağladım. Sen ne diye bağırıyorsun, niye ortalığı ayağa kaldırıyorsun? Koca kadın beni rezil etti desem yeridir ama gururunu kırmak istemiyorum. Hem de yan tarafta başka bir kızın annesi de vardı, onların sesi çıkmadı ve artık o kızla da bir şansım kalmadı senin yüzünden. Bizim olayımız nedir anne?? Bilerek yaptığından şüpheleniyorum bazen.

Bu ay artık herşeyime karışmaya başladın. Banyoda o büyük delikli içinde su olan şeyle oynamak istiyorum hemen başıma dikiliyorsun. Hadi onu elletmedin, onun yanında duran fırçayı yüzüme sürmek istiyorum ona da karışıyorsun. Sen sabahları suratına fırçayla bişiler yaparken ben sana karışıyor muyum? Mutfakta dolabın içinde sakladığın o çöp dediğin, benim en sevdiğim meyvelerin olduğu kutucuğu elletmiyorsun. Balkonda yere ufak delikler koymuşlar ben oynayayım diye, elimi atınca laf ediyorsun. Yerlere düşen ekmek, salatalık, biber gibi yiyecekleri yememe izin vermiyorsun. Dün Kentpark’ta yerde bulduğum köfteyi yedirtmedin! Kendine gel artık anne. Her şeye bir laf, her şeye yok dokunma, koşma, kapıyı kapama, ütüyü elleme, ELLEYCEM! SUSMAYCAM!

Seni buradan kibarca uyarmak isterim, bir daha sümüğümü yemeyim diye burnumu tekrar silecek olursan seni ısırırım. Ben ne kadar çok bekliyorum biliyor musun sen o aksın da ağzıma kadar gelsin diye!! Bir daha ki sefere sadece bağırmakla kalmam, gerçekten ısırırım. Uyarmadı deme.

Gece yanında yatmak istiyorum. OHHH almışsın koca yatağı, gel keyfim gel. Attınız beni küçücük beşiğe, ayağımı atsam tahtaya çarpıyorum. Sizin yatakta öyle mi oluyor, atıyorum ayağımı yumuşacık karnına geliyor tabii, böylece ayağım acımıyor. Bir daha ahh uh diye bağırma gecenin yarısı ağlarım. Benim ufacık ayağım senin suratına, karnına gelmiş çok mu? Abartma anne.

Neyse, sana dediğimi yap ve gerisine karışma anne. Bir tek ricam var, artık şarkı söyleme ve sadece Aydede şarkısını telefonundan çal. Yalvarırım.

Tamam hadi bakalım, 16 ayda baya geliştin tebrik ederim. Böyle devam, her şeye hayır deme bak azılar çıkıyor haberin ola! Şimdi çekil, sifon diye bir şey varmış onu keşfe gidiyorum.

Sevgiler,

Deniz

 

 

Screenshot_2015-11-06-21-47-33-1



 

1 Comment

  1. ahhhahah..ya sen ne güzel yazıyorsun böyle..sabah sabah keyfim yerine geldi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.