Babanın erkek kardeşine ne denir?

Çocuklarınız yeni yeni konuşmaya başladığı zaman içiniz bir heyecanla doluyor sanıyorum. Benim çocuğum yok ama ben de sevdiğim insanların çocukları konuşmaya başladığında baya seviniyorum hatta ismimi söyletmeye çalışıyorum açıkçası. Şekil 1-a gonşumgillerden eltimgille kaynımgilin kızı Defne. Bu bıdık benim zor ismimi bile söylemeye başlamışken gel de sevinme. Midbaaal,  Aaaağca (amca) –‘larla sevindirik olurken bir gün “a-ooo” kelimesini yakaladım. Bir Adanalı’nın algısında a-ooo aslında ABOOO’dur. Gel de yeme bunu şimdi!! (Defne’nin ve hayatının tüm copyright’ı 18 yaşına gelene kadar Anne ve Baba Çıngı’ya aittir o yüzden detay vermiyorum, olaylar aslında böyle olmamış olabilir geçiyorum) :))))) Çocuktan bunu duyunca kikirdedim,  ama kendi yaşadıklarım aklıma gelince bir durdum.

 

Mesela ben Amcalarıma yıllarca amca diyemedim. Emmi dedim! Çünkü bana böyle öğrettiler!!!!. Yıllarca kızdım, alışkanlık oldu çünkü amca diyince başka birine diyormuşum gibi hissettim. Bizim ailede Emmi diye bir kavram aslında yoktur. Babamın bile kimseye emmi dediğini görmedim. Taa ki biz doğana kadar. Kuzenler arasında da Alihan ve benden başka emmi diyen de yoktur çünkü, biz küçükken daha bekar olan amcalarım, ufak çocukların emmi kelimesini telafuz ederken çok şeker olduklarını düşünüp, bizim kendilerine emmi dememize karar vermişler. Her seferinde ayyy ben yerim seniii, nasıııl tatlı diye severlerken, bizim bir gün büyüyeceğimizi tahmin edememişler. Kendileri diğer yeğenlerin dayıları olduğu için ilk ve tek kurbanları bizdik, çünkü kendi çocuklarına asla emmi dedirtmediler. Buldular iki eziği, öğretin bakalım!!

 

İlkokula adım attığımda bir şeylerin ters gittiğini farketmeye başladım. Söylediğim şeyin gayet normal olduğunu düşünüyordum o zamana kadar, çünkü annem her ne kadar engel olmaya da çalışsa, her emmi deyişimde bir kakara kikiri başlıyor, bir sevmeler, bir mutlu olmalar olduğundan hoşuma gidiyordu ve bu kelimen güzel bir şeydi benim için çünkü her söyleyişimde annem hariç herkes mutlu oluyordu.

 

Bir gün dersimiz hayat bilgisi. Öğretmen, tahtaya bir ağaç çizdi. Aile ağacı oluyorlar kendileri.

Anne- Baba

Annenin Kız Kardeşi: …..                                                   Babanın erkek kardeşi:…….

 

Annenin Erkek Kardeşi:……                                              Babanın kız kardeşi:…… ya da,

soyagacı 2

Annenin annesi, babası, dayısı, dıdısı diye giden bir ağacımız vardı.

Haydi bakalım sen söyle yavrucuğum, annenin kız kardeşine ne denir? Diye ilk soru geldii beni buldu her zaman ki gibi..

Cevapp veriyorumm …Nergüüüüülll!!!….

Hayır yavrum isminı sormuyoruum neyin olur diye soruyorum?

İlk soru, ilk yanlış, aşağılanma, bozulma, içine kapanma, neyim olursa olur sanane be bakışları, belki ben ismiyle hitap ediyorum napcaaan!! Bunlar düşünceler olduğundan italik yapmıyorum. Yiyosa öğretmene söyle di mi.:)

Teyzee denir teyze otur gözüm görmesin.

(Gurur kırılma efekti var mıdır?)

Demek ki ismini değil, isminin yanında söylediğin şeyi soruyor bu dedim. Birkaç kişiye daha soru sorulur ve yine döner dolaşır sana gelir, çünkü az önce bozuldun ya, psikolojik olarak bir fırsat daha verirsin ki çocuk içine kapanmasın. Sıra gelir. Gelmez olasıca soru gelir. Öksürük krizine gireydim de cevaplamayaydım dediğim o an maalesef gelir,geldi, gelmeseymişti, iyimişti:

Babanın erkek kardeşine ne denir, Mizyalciğim? İçimde bir sevinç, bu sefer ismini söylemeyeyim o zaman, Osman, Mustafa demeyeceğim yani az önce bunu öğrendik di mi…

EMMİİİİİİİ deniiir ööörtmenim🙂

Yüzümde büüyükkkçe bir gülümseme. Ön iki dişimde yok o zamanlar sanıyorum. Tam ruh hastası görünümlü, fıskiye modeli saçlı yaşına göre daha zayıf bir çocuk.Sevimli bile değilim yani.

Bir sessizlik.

Ne yani ikinci cevapta mı yanlış??? Hayır İsim söylemedim ki noluyor?????

Sınıfta bir kikirdeme. Amcamlar dahil herkes gülüyor ben Emmi derken, acaba yanlış mı söylüyorum diye düşünüyorum bir yandan.

Kızım emmi denmez amca denir diye bir cevap.

Her şeye de muhalif bu öğretmen de yahu! Beni zaten sevmiyor ondan. Osman desem yanlış diyecek, emmi diyorum ona da yanlış diyor. Amca neymiş!! Daha fazla susmayacak, hakkımı arayacaktım, beni sevmiyorsa bile bana böyle davranamazdı, yeterdi artıktı, yuhtu.

Hayır öğretmenim, amca, babanın arkadaşlarına denir! Ve tanımadığın büyük adamlara denir! Babamın erkek kardeşi Emmidiiiir!

Gel de inadımı kır şimdi.

Hayır, kızım onu eskiden köylerde derlerdi artık demiyoruz.

Vay, sen misin bana bunu diyen.

Haaaayııııııııııııııııır!!!!!!

İsyan bayrağı çekildi. Sonuç olarak ben bu gerçeği yaşıyorum, bunu değiştirebilme olanağınız yok o sırada. Cıngar çıktı, velinimetim olan sayın veliim okula çağırıldı. Annemle ne konuşuldu bilmiyorum, eve geldim. Annem elinde koca bir karton bana öğretmeye çalışıyor ben hala Emmi diyorum. Babam eve geldi, gelll Zafer, gel de yaptığınıza bakın şimdi, dedi annem. Sor bakalım, Babasının erkek kardeşi kimmiiiş bu küçükhanımın!!

Ben artık dünyaya küsmüşüm o an, herkese gıcığım, dalga mı geçiyosunuz siz benimle, emmi diyince kikirdiyosunuz, okulda diyince yanlış oluyor!!! Kimse beni neden anlamıyor, siniiiiir oluyorum. Yemin ederim, şu an bile sinirlendim, şimdi arıcam annemi bak!

Ama annemde de aynı isyan var, Öğrettiniz çocuğa emmi emmi diye, bugün okula gittim! Olacak iş değil.

Babam başladı gülmeye, ne varmış haksız mı çocuk emmisi tabii. Pişkin bir üste çıkmaca! Artist bunlar yaa, bu arada, babam hiçbir amcasına emmi demiyor. Annem susturdu o an babamı. Zaten isyan etmişim. Neyse beni yumuşatarak öğrettiler. Ben amca demeyi reddettim, ama öğretmen bana yıldız versin diye öyleymiş gibi yapacaktım ve evde yine emmi demeye devam edecektim.

Bu yıllarca böyle devam etti, insanların yanında amca ama yine ev içinde emmi. Sonradan alıştırdım kendimi. Bir gün bir iş yemeğinin ortasında amcam aradı.

Amcacığım merhabalar, nasılsıın?

Ne amcası len! Emminim ben senin, emmi diyeceksin’!

Ehüehüe, amca şu an müsait değilim, ben bir saate seni arayayım mı?

Nolduuuu, utandın mıı, hayııır kapatırsan bacaklarını kırarım, eşoleşek, emmi diyeceksin!

(Yaw, neden ben. Senin çocukların Emmi diyor mu’!!! Ben niye emmi diyorumm ya!)

Baktım, bu işin sonu fena, kalktım gittim, emmi emmiiiiiiiii!! Oldu muuuuu!!!!

Olduuu hahahahahaha diye bir mutluluk sesi.

Evet, sizce daha fazla yazmama gerek var mı.?

Neden böylesiniz ey büyükler? NEDEN!

 

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.