Miiikemmel Anne!

Screenshot_2015-11-06-21-47-22-1

Deniz doğunca aman efendim tüm çocuk gelişimi kitaplarını okuyup bir anda dünyanın en mııhteşem annesi olmalıyım düşünceleri ile yanıp tutuşuyordum.

Okuduğum kitaplardan bir kuple size,

Dahi çocuk yetiştirmek! Bak bak kitabın ismine bak. Anası babası dahi ya o da dahi olacak. Ya bir git gözünü seveyim.

Çocuğa söz geçirme sanatı! Bak bak sanata bak. 21.ayda her ağladığında bize söz geçiren bir çocuk yetiştirdim itinayla.

Bu iki kitap ismine odaklan şimdi sevgili arkadaşım. Ben bunları huzur içerisinde,  iyi bir şey yapıyormuşum gibi okurken bebe daha 3 aylık idi. Neyine söz geçireyim ve nasıl dahi yetiştirdiğimi anlayayım ki? Zaten o sıralar koyuyosun kenara yazık orda kendi sümüğünü keşfedecek durumda bile değil zavallım. Üstüne sarkan oyuncağa bile bakmıyor o aylarda.

Neyse, çocuğun en “mikemmel” ve “mıhteşem” eğitimini anasından alacağı bölümleri ezberledik. Aylar birbirini kovaladı ve öyle böyle bebeyi büyüttük 21. ayına getirdik.

Günlerden bir gün, antremansız deneyimsiz anne ve baba, bebelerini de alarak arabaya bindi. Tam Yaşamkent’ten Eskişehir yoluna dönecektik ki ne olsa beğenirsin!  Dangoz kadının teki bizi sıkıştırıp duruyor ve sağdan önümüze kırmak için yapmadığını bırakmıyor hatun! Sinirleniyorum yavaştan ama daha önceden mimli olduğumdan ve söz verdiğimden bağıramıyorum. İçime atıyorum, dudaklarımı yiyorum. Arada mırıldanıyorum ama el kol hareketi yasak bana. En azından kocamın arabasında.

Neyse, biz sola kaydık naparsa yapsın diyerek. (Fırat’ın iç sesi buydu bence) Aaaa tam Eskişehir yoluna (sağa) döneceğiz, kadın sola üstümüze kırdı mı!! Vay sen misin bunu benim kocama yapan! Açtı camı; “Allah belanı versin” diye bağırdı.

O sırada bir duygu karmaşası yaşadım. Bir uğuldama kulaklarımda. Benim kocam ki dünyanın en sabırlı insanıdır (YOLDAYKEN!) o bile bağırdıysa artık benim yasağım ortadan kalkmıştır sinyalini algılayan batasıca beynim atağa geçti, durdur durdurabilirsen.

Algıladığım gibi açtım o camı, öyle belayla kurtulaman benden hanım abla mantığıynan başladım ki duramıyorum. OOORRRRRR……UUUUUUUUU diye bir vurgu, bir aksan, bir efendime söyleyim sen de kişilik değiştirmece ben diyim özüne dönmece. Ne dersen de kardeşim. O 5 dakika boyunca öyle bir bağırdım ki, psikolojik sorunlarınız, depresyonunuz, uzun zamandır sizi rahatsız eden tüm sorunlarınızı psikolog yardımı olmadan nasıl çözeceğinizi buldum o an. Nefesmiş, yogaymış, eft’miş, refleksolojiymiş geç onları.

Bir yandan Fırat arkadan gelen böğürtünün tam olarak egzozdan mı yoksa başka bir arabadan mı geldiğini anlayamadığından panikledi, hatta gazla frenin yerini bile karıştırdı. Herkes durdu yemin ederim o sırada.

Melodik küfürlerim bittikten sonra bana bir huzur, bir rahatlama geldi. Yavaşça camı kapattım. Yüzümde bir gülümseme ile Fırat’la göz göze geldik ama o an ne göreyim$/!!?&*(!!!!! Deniz kafayı eğmiş benim ne yaptığımı anlamaya çalışıyor! Normalde de yüksek sesle konuştuğumdan o sırada sinirli miyim yoksa normal halim mi acaba diye baktığını hissettim ve belli ki gıdıklasam gülecek. Anı kurtarmam gerek, hemen bu bölümü beyninden silmeliyim dedim ve atağa geçtim.

Bulduğum en dahi kelime çıktı ağzımdan: – ŞOOAQQAAAA  (Şaka diyorum o sırada, aksanlı)

-Anneeeeeğğğmmmm, canıım benimmm, şakaaa yaptııııııkk!! Hiç merak etme, hadi bakalım ben sana zürafa ve gergedan getirdimmm. Onlarla oynayalım.

Dünyanın en büyük gergedanı benim o an. Neyse çocuk hemen toparladı. Henüz konuşamadığı için benim söylediğim lafları tekrar edebilme şansı yok, zaten Fırat atladı hemen, ‘ben bile anlamadım senin dediğini çocukta anlamaz’ dedi.

Şimdi okuduğum kitaplardan ikisini tekrar yazıyorum,

Çocuğa Söz Geçirme Sanatı ve Dahi Çocuk Yetiştirme.

Daha sonra “Benden Bir Bok Olmaz” adlı kitabımı yazacağım.

Sevgiler.

3 Comments

  1. Mizyalimmmm yaaaa.yine muhteşemsim!

  2. O kitabi yazinca ilk ben alicam, deli kizz:)))

  3. ahahahaha…yok böyle bir anlatım…gülmekten şuurum gitti..

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.